Şiddet ve terör sosyalizmin teorisinde mi saklı?

Mehmet Yılmaz 08/05/2012

Roni Margulies bir ara sosyalizmin özünde şiddet ve terörün olamayacağını savunmuş, bunu desteklemek için de Marx ve Troçki’den alıntılar koymuştu. Margulies’e göre sosyalizm bir halk hareketiydi, halkın bilinçlenmesi gerekiyordu. Buna göre sosyalist bir devrim amacıyla yapılsa bile terör eylemleri sosyalizme hizmet edemezdi.

Geçenlerde solcu aydın Ümit Kıvanç 1 Mayıs’ta solcuların cinayet işlediği yolundaki haberlere kızmış. Taraf’ın kapısını vurup çıkarken o da demokratik bir soldan bahsetmiş ve şunları yazmış:

“Bugün Türkiye’de, Kemalist değil sosyalist olan, hareketlerine din ve dindar düşmanlığıyla yön vermeyen, sosyalizmi demokrasinin çok derinleşmiş ve yayılmış bir hali olarak anlayan, kendi katillerinin tarafında saf tutmuş sözde solcular tarafından uğradıkları her türlü hakarete rağmen adalet ve demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyen solcular var.“

Sol/ Sosyalizm adına barışı, demokrasiyi savunmak isteyen bu insanların nedense hiç konuşmadığı bir şey daha var aslında: Sosyalist bir rejim kurulduktan sonra şiddetin yeri ne olacak? Sosyalist devleti, devrimin kazanımlarını korumak için şiddet uygulanabilir mi?

Devrimi yapana kadar kullanılabilecek olan “meşru şiddet” kadar sosyalist rejimleri MuHaFaZa edecek olan bir MuHaFaZa-kâr şiddet var. Meselâ 1917 devriminden hemen sonra kurulan Çeka ki işkence ve fişleme uzmanı KGB’nin atasıdır. Bir başka örnek Çin. Kapitalizm-Komünizm sentezi yapmadan çok önce başlayan MuHaFaZa-kâr şiddet bugün de sürmekte. Ama nedense bizim solcularımız bunların tahlilini yapmaktan acizler. Her kötü örnek karşısında “ha yok, o gerçek sosyalizm değil, sen annamadın sosyalizmi” diyerek kıvırıyorlar. Ne Türkiye’deki solcu/sosyalistlerin terör eylemlerini ne de Rusya, Küba, Çin, Macaristan, Estonya, Vietnam, Kamboçya… gibi ülkelerde sosyalizm adına işlenen suçları kabul etmiyorlar, konuşmuyorlar.

Sosyalist Sanat ve Sosyalist Gerçek

Sanat’ı dahi tekeline alan sosyalizmin dehşetini anlamak için bu resimlere bakmak yeter sanıyorum. Sosyalizmin iki şiddetini yani iktidarı hedef alan devrimci şiddeti ve muhalefeti hedef alan MuHaFaZa-kâr şiddeti idrak etmek için faydalı olabilir. Kemalist solcular da şu günlerde tartışılmakta olan tiyatro/sanat ilişkisi üzerine düşünebilirler. Her tiyatro sanat değildir. Bu resimlerdeki çinli balerinler tıpkı kemalist tiyatrocular gibi rejimin borazanı olmuşlar ama sanatçı olamamışlar:

Sosyalizmin devrimci şiddeti

Sosyalizmin MuHaFaZa-kâr şiddeti

Sosyalizmin gerçek şiddeti

Kaynak: Derin Düşünce

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

www.000webhost.com