CHP Üzerine Bir Kaç Not

2018

Etnik Türk devlet geleneğini Kemalizm ile sınırlandırmak doğrudur. Türk resmi tarihinin her bir çadır topluluğunu ya da belli topraklar (Genellikle Turkî etki alanları) üzerinde kurulmuş her siyasal yapıyı Türk tarihine mal etmeye çalışmasına karşın, Kemalizm çıkarıldığında geriye hiçbir şey kalmaz. Türk devlet geleneği bu anlamda örneğin kendisine rakip seçtiği Şialığın bir kaç asırlık taşıyıcısı İran devlet geleneği karşısında oldukça geride ve tarihsel bir geçmişe yaslanmaktan uzaktır. Modern devleti devlet haline getiren şey, belli bir toprak üzerindeki egemenlikten daha fazlasıdır. Modern bir devletin en çok ihtiyaç duyduğu şey bir içsel ve uluslararası hukuka sahip olmaktır. Kemalizm kağıt üzerinde bir içsel hukuka sahip olsa da, artık işlemez hale gelmiş Osmanlı’nın fiili varlığına son vererek, Osmanlı’nın egemenlik kurduğu son topraklarda bir modern ulus devletin kurulmasını sağlamıştır. Batıcılık ile başat ele alınan modernleşme süreci de bu yeni uluslaşmanın ideolojik kodları arasında yerini almıştır. İslamcılık (İlk dönemlerinde belki Halifecilik olarak da ele alınabilir) ve Kürt sorunu modern Kemalist cumhuriyetinin ilk karşılaştığı iki açmazı durumundadır. İkisinde de şiddet yüklü politikalar uygulanmış ve her iki dinamik de bir süreliğine de olsa bastırılmıştır. Cumhuriyetin kurucu partisi CHP sözünü ettiğimiz inkilapların lokomotif gücü ve günümüze mirasıdır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında parti devlet olarak örgütlenen CHP, zamanla bu niteliğini yitirse dahi gerek cumhuriyetin ‘bekçisi’ konumundaki ordu,* gerekse de bürokrasideki gücü sebebiyle uzunca bir süre devletin partisi olarak kalmıştır. Yakın dönemde İslamcıların engellenemez biçimde yükselmeleri ve AKP’nin kendisini parti-devlet olarak örgütlemesine karşılık CHP hiçbir zaman kararlı bir muhalefet gösteremedi. Daha çok rejim değişikliğine karşı gelişen muhalefetin sönümlenmesi için çalışan CHP, kimi zaman AKP ile dayanışmaktan geri durmadı. Oluşan uluslararası baskı karşısında AKP’nin yanında durarak HDPli vekillerin vekilliklerinin düşürülmesine ve yeni bir sürecin başlamasına neden olan CHPnin 15 Temmuz olayları konusundaki tavrı da oldukça tutarsızdır.CHP kimi zaman 15 Temmuz sonrası oluşan milliyetçi dalganın tesirinde görünmüş, kimi zaman darbe girişiminin kontrollü ve kurmaca olduğunu iddia etmiş ancak hiçbir zaman tutarlı bir muhalefet çizgisi tutturamamıştır. CHPnin AKPye karşı bu çizgisizliği özünde CHPnin devlet partisi çizgisine son derece uygundur.

AKP’nin en yeni ortağı Doğu Perinçek AKP’yi “Yeşil Kemalist” olarak nitelemiştir. Doğrusu daha iyi bir tanım yapılamazdı. AKP ve onun ideologu Erdoğan Kemalizm ile hiçbir şekilde çelişmiyor. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ifade edilen “sınıfsız ve kaynaşmış toplum” AKPnin İslam sosuna batırdığı Kemalizminin dilinde “Tek dil, tek bayrak, tek vatan” halini alıyor. Bundan yıllar önce eğer Kemalist cumhuriyet Kürt sorununu bir idari reform ile çözmeyi başarsaydı, o halde Kemalizmin Batılılaşmış Türkiye toplumu hayali gerçek olacak ve laikler İslamcılara karşı böyle büyük bir yenilgi yaşamayacaktı. Ancak mücadeleyi şimdilik İslamcılar kazanmış ve Türkiye Kemalizm’in tüm çabasına karşılık Ortadoğu’ya dönmüş görünüyor. Türkiye yeniden dizayn edilirken, Ortadoğu diktatörlükleri tipi (ağırlıkta BAAS rejimi benzeri) bir yönetimin tesis edildiğini gözlemlemek mümkün. CHP devlet içerisinde islamcı-laik Kemalist savaşının İslamcıların lehine bittiğini tespit etmiş görünüyor. Devletin laik ve batıcı yanları zarar gördüğü halde, ulus devletçi ve ırkçı esasları olduğu gibi devam ediyor. CHP İslamcılar ile Kemalist ulus devletin egemenliğinde küçük ortak olmayı kabul etmiş ve bu devletin Kürtlere karşı savaşında kendisini devletin yanında konumlandırmış durumdadır. Ortadoğu fokurduyor, sınırlar çok büyük ihtimalle yeniden çizilecekler. Böylesi bir düzlemde CHP, ülkenin bölünmezliğini Kemalist cumhuriyetin en büyük bekaa sorunu olarak görüyor çünkü ‘hayal edilmiş cemaatlerden’ birisi olan Türk ulusu, öteki olarak kendine Kürt’ü kabul etmiş ve onun modernleştirilmesini (Türkleşmesini ve son dönemde İslamlaştırılmasını) bir numaralı görev olarak belirlemiştir. Devletin küçük ortağı CHP, eğer uluslararası güçlerle ittifak kurmuş bulunan Kürtlerin gerek Türkiye sınırları içerisinde, gerekse de dışında bir güç elde etmesi durumunda Kemalizm’in ideolojik dayanaklarının yıkıldığına seyirci kalacaktır. İşte tüm yaşananlara ve tüm farklılıklara rağmen CHP’nin AKP safında olmasını böyle yorumlamak gerekir.

Kaynak: Ala Yekiti

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

www.000webhost.com